Selda KOCADAYILAR

       

                           Fizyoterapist & Osteopat

                       Psikonöroimmunolog

 


İstatistikler
Toplam: 197041
Aktif: 2
Bugün: 181
Dün: 234

PESTİSİT VE ZARARLARI

                                      pestisit



Beslenme ve besin maddelerinin kalitesi, sağlıklı yaşam sürdürmek için oldukça önem taşıyan bir unsurdur. Sağlıklı beslenme için gıda maddelerinin içindeki vitamin, mineral, antioksidan vs kadar üretiminde kullanılan pestisitler de önem arz etmektedir.


Pestisit genel anlamıyla insan kullanımına sunulan gıdalarda istenmeyen zararlı böcek ya da yabani otları öldürmek amacıyla kullanılan alet, metot veya kimyasal olarak tanımlanabilir. Yabani otlar ve böcekleri öldürebilme gücüne sahip bir kimyasal olan pestisitlerin insana da zarar verebileceği aşikardır.


Pestisitler dünya çapında aktivistler tarafından yıllardır araştırılmaktadır. Birleşmiş Milletler tarafından yakın zamanda sunulan bir rapora göre pestisitler masum insanlara zarar vermektedir. Rapor aslında küresel pestisit üreticilerini sistematik olarak zarar verme ile suçlamakta ve her yıl yaklaşık 200.000 kişinin akut pestisit zehirlenmesinden öldüğünü göstermektedir.


Son dönemlerde gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda lösemi ve karaciğer kanserinin pestisit alımıyla doğrudan ilişkili olduğu gösterilmiştir. Aynı zamanda eksik uzuv doğumları ve düşüklerin pestisit alımıyla doğrudan ilişkili olduğuyla ilgili kanıtlar bulunmaktadır.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl 3 milyon zirai işçi pestisit zehirlenmesi yaşarken, bunların yaklaşık 18.000 kadarı hayatını kaybetmektedir. 2007 yılında yapılan bir çalışmaya göre, çiftlik yakınlarında oturup ilk 8 haftalık hamileliklerinde dikofol ve endosulfan pestisitlerine maruz kalan kadınların otistik çocuk doğurma riski 8 kat yüksek çıkmıştır.


Pestisitler sadece işçi ve çiftlik yakınlarında oturanları değil neredeyse tüm insanlığı tehdit etmektedir. Bitkinin yetiştirilme sürecinde uygulanan pestisit toprağa geçmekte ve etkisi uzun yıllar kaybolmamaktadır.


Tarım ilaçlarını bulan ve üreten tarımsal kimya şirketleri, ürünlerinin küresel açlık krizini çözmek için gerekli olduğu iddiasını uzun zaman sürdürdüler ancak Birleşmiş Milletler uzmanları bu konuda kesinlikle endüstri ile aynı fikirde değiller.


BM’in gıda hakkıyla ilgili özel raportörü Hilal Elver bu söylemin bir efsaneden ibaret olduğunu, daha fazla pestisit kullanımının açlıktan kurtulma fikri ile ilgisiz olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca pestisitlerin büyük çoğunluğunun palmiye yağı ve soya gibi emtia ürünlerinde kullanıldığını ve bu bitkilerin aç insanları beslemek için gerekli bitkiler olmadığını söylemiştir. BM Gıda ve Tarım Örgütüne göre ise bugün 9 milyar insan beslenebilmekte, üretim artmakta ancak sorun yoksulluk, eşitsizlik ve dağıtımdadır.


Yine Hilal Elver ve BM Toksinlerle ilgili özel raportör Başkut Tuncak, raporda yaygın pestisit kullanımının etkilerini detaylandırmış ve “ Tehlikeli böcek ilacına güvenmek mevcut ve gelecek nesiller için yeterli gıda ve sağlık haklarını zayıflatan kısa vadeli bir çözümdür” demişlerdir.


Tuncak; bilim pestisitlerin olumsuz yan etkilerini göstermeye devam ederken spesifik insan hastalıkları ya da çevresel hasar ile pestisit kullanımı arasında kesin bir bağlantı olduğunu ispatlamanın zor olduğunu söylemektedir. Bu engel Tarımsal Kimya Endüstrisi tarafından organize edilen sistemetik inkar sayesinde neredeyse aşılamaz hale gelmiştir. Tuncak, şirketlerin agresif ve etik olmayan pazarlama taktikleri kullanarak halkın ve denetleyicilerin ilgisini pestisitlerin zararlarından uzak tutmaya çalıştığını söylemektedir. Elver, şirketlerin hükümetler ve bilim camiası üzerindeki gücü son derece önemlidir. Pestisitlerle uğraşmak isterseniz şirketlerle uğraşmanız gerekir. Elbette doğru değil diyecekler ancak halkın da tanıklığı var demiştir.


Kar amacı gütmeyen bir çevre organizasyonu olan Beyond Pesticides’in Yönetici Direktörü Jay Feldman 43 Milyar Dolarlık organik endüstrinin insanaları beslemek için böcek ilacına ihtiyaç olmadığına dair bir kanıt niteliğinde olduğunu söylemektedir. Dünya üzerindeki uzmanlar zehirlenme yan etkisi olmadan küresel açlıkla mücadaeleye yardımcı olacak daha sürdürülebilir tarım yöntemleri olduğunu açık bir şekilde belirtmişlerdir. Örneğin BM raporunda zararlıların bastırılmasının doğal yöntemleri ve böcek ilacı kullanımının zehirli yükünü azaltmak ve sürdürülebilirliği arttırmak için ekin rotasyonuna işaret etmiştir. Yine Amerikan Sağlık Derneği pestisit alımınının sınırlandırılmasını ve daha güvenli alternatiflere yönelinmesini önermektedir.


Ege Üniversitesinde yapılan son çalışmalara göre DDT gibi bazı kullanımı yasaklanmış pestisitlerin anne sütüne dahi geçtiği kanıtlanmıştır. Yine İzmir Körfezinde yapılan bir çalışmada balıklarda kullanımı yasak olan DDE pestisitine rastlanmıştır. Çiftliklerde kullanılan pestisitlerin yağmur ve yıkama suları ile denize taşındığı ve denizde çok yüksek oranda seyreldiği göz önüne alınırsa önümüzdeki yılların en büyük sağlık problemlerinden birinin pestisit olacağı aşikardır.


Pestisitler sağlık ve çevre için pek çok riskler içermektedir. Sizce de dünyanın zamana göre daha iyi ve daha az tehlikeli şeylere yönelme zamanı gelmedi mi?



pestisit

Kaynaklar;


http://www.naturalnews.com/2017-03-22-report-pesticide-poisoning-has-resulted-in-200000-deaths.html


http://www.bilgiustam.com/pestisit-nedir-tarimsal-ve-kimyasal-pestisidin-zararlari-nelerdir/






Haber tarihi: 23 / 03 / 2017
Haber Okunma: 3074
Haber Yorumları: 0


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Etiketler: pestisit sağlıklı yaşam beslenme sağlık zirai ilaç kimyasal osteopat selda kocadayılar




Önceki: KAN GRUPLARINA GÖRE BESLENME
Sonraki: OSTEOPATİ NEDİR, NE İÇİN KULLANILIR?




Henüz yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu siz yapabilirsiniz.

Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal