Selda KOCADAYILAR

       

                           Fizyoterapist & Osteopat

                       Psikonöroimmunolog

 


İstatistikler
Toplam: 193470
Aktif: 5
Bugün: 60
Dün: 212

SİZ EMZİRMEYİ SADECE KARIN DOYURMAK MI SANDINIZ?



Hamileliğimin sonlarına doğruydu, kendimi doğal doğuma, doğum tercihlerine ve hipnobirthing çalışmalarına öylesine kaptırmıştım ki sanki doğumdan sonra pat diye her şey bitiverecekti.  Emzirme konusuyla nedense hiç ilgilenmemişim “hele bir doğsun da nasıl olsa emziririm” diye düşünüp bu konuyu es geçmişim.  2 yıl boyunca emzirmenin bağışıklık sistemi için ne kadar önemli olduğunu biliyordum ama bu ülkede hastaneye  “mamacılara” karşı gardını almadan gidilmemesi gerektiğini doğumdan sonra hastanede öğrendim… (Merak etmeyin ben şanslı annelerdenim, doğum sonrasında sevgili doulam Esra emzirme konusunda beni çok destekledi. İlk gün odama gelen her mamacıdan sonra Esra’yı aradım ve desteğiyle inanılmaz rahatlayarak direnişime devam ettim. )

 


Hastanede geçen ilk gün sürekli odanıza birileri gelir ve sürekli ağlayarak memede durmak isteyen bebeğinizin aç olduğunu iddia ederek bebeğe mama verilmesini tavsiye eder çünkü bebek onun için midesine bir şeyler tıkılıp doldurulması ve hemen uyutularak kapatılması gereken bir çeşit makinedir. Bebeğin de içgüdüleri olduğunu bilmez ve tek tanıdık kişi olan annesinin koynunda ve onun memesinde olmak istemesini “maddi açlık” olarak değerlendirir, hâlbuki bir de “manevi açlık” vardır doyurulması gereken…

 


Aslında bu konudan da bir yazı çıkar ama ben sizi başka ve daha detaylı kaynaklara yönlendirip kendi konuma dönmek istiyorum. 

 


Ne demiş Hipokrat “Tüm hastalıklar bağırsakta başlar.” Nitekim yapılan birçok araştırma ile bağırsakların bağışıklık sisteminin önemli bir kısmına ev sahipliği yaptığı ve bağırsaklarda oluşan bir problemin zincirleme olarak diğer organları etkilediği ispatlanmıştır. Bağırsakların ne kadar önemli olduğuyla ilgili daha önce zaten yazmıştım.  Bağışıklık sisteminin temelleri bilindiği üzere doğumda atılır ve emzirmeyle bu temel sağlamlaştırılır. Bebekler anne karnındayken bağırsakları sterildir, doğum esnasında doğum kanalından geçerken aldığı ilk bakteriler ile bağırsak bakterilerle tanışır. Emzirme ile iyi bakterilerin sayısı arttırılarak bağırsaklardaki bakteri dengesi iyi olanların tarafına doğru kaydırılır. Gelin şimdi emzirme neden önemliymiş daha detaylı inceleyelim.

 


Geçirgen bağırsak sendromunu duymuş muydunuz? Geçirgen bağırsak sendromu bilindiği üzere birçok hastalığın ana sebebi durumundadır. Çünkü normalde kan dolaşımında olmaması gereken birçok madde bağırsaklar geçirgen olduğunda kolayca kan dolaşımına geçer ve bağışıklık sistemini uyararak otoimmün hastalıklara varan durumlar ortaya çıkarabilir. Oysaki dünyaya ilk geldiğimizde de bağırsaklarımız geçirgen halde ve yetişkinler için oldukça sıkıntılı sonuçlar doğurabilen bu durumla dünyaya gelmemizin çok güzel bir sebebi var.  Ne mi? KOLOSTRUM…

 


Kolostrumun nam-ı diğer ağız sütünün içeriği ve faydaları say say bitmez. İşte bu kolostrumun tüm nimetlerinden faydalanabilmek için bebekler geçirgen bir bağırsak yapısı ile doğarlar. Bebekler rahmin son derece korumalı ortamından bakteri ve patojenlerle dolu dünyaya geldiklerinden bağırsaklarındaki bu geçirgenlik bebeğin hayatta kalması için kritik bir önem taşır. Çünkü kolostrum ile laktoferrin, immunoglobulin, doğal şeker ve antikorlar gibi son derece önemli besin maddeleri ile bağışıklık sistemi destekleyici maddeler bebeğe geçer, bu besinler geçirgen bağırsak sayesinde hızlıca absorbe edilir ve yeryüzünde güvenli ve mutlu yaşamak için canlı ekosistem kurarak bağışıklığı güçlendirir. http://bodyecology.com/articles/born_with_leaky_gut.php

 


Doğumdan sonraki 3. günün sonunda kolostrum sütle yer değiştirir. Hem kolostrum hem de anne sütü yararlı bakterilerin beslenmesi ve çoğalmasını desteklediği için önemlidir. Eğer annenin sindirim sisteminde bol mikroflora yoksa bebeğine de sağlıklı bakteri geçirmesi mümkün olmayacaktır. Bu süreç elbette formül sütle beslenen bebeklerde bu şekilde gelişmez. Eğer bebek anne sütü yerine formül sütle besleniyorsa tüm bu sağlıklı bakterilerden ve anne sütü antikorlarından mahrum kalır.

 


Doğumdan hemen sonra bağırsakta bir bariyer oluşmaya başlar ve eğer her şey yolundaysa 6. Ay civarında bu geçirgen yapı kaybolur.

 


Buraya kadar biliyoruz ki bebeklerin bağırsakları kolostrumdan ve anne sütünden gelen tüm faydalı besin ve antikorları hemen almak için delikli geçirgen bir yapıya sahiptir. Peki, siz normalde kolostrum alması gereken bebeğe daha ilk gün hastanede mama verirseniz ya da daha delikli yapı kapanmadan yani 6 aydan önce ek gıdalara başlarsanız ne olur?

 


Bunun cevabını vermeden önce gelin bu buluşuyla Nobel ödülü kazanmış Charles Richet’in alerji modeline bir bakalım. Charles Richet memelilere protein enjekte etmenin (yani kan dolaşımına direkt sindirilmemiş protein vermenin) anafilaksi diye adlandırdığı bir alerjik reaksiyon oluşturduğunu yüz yıldan fazla bir zaman önce bulmuştur. Enjeksiyon ile ne ilgisi var demeyin çünkü mekanizma aynı, normalde bağırsaktan geçemeyen proteinler (normalde proteinler sindirilerek aminoasitlerine parçalandıktan sonra bağırsaktan içeri geçerek kana girebilirler) eğer bağırsak geçirgense kolayca içeri geçerek kan dolaşımına karışırlar. Bağışıklık sistemi normalde kan içinde bulunmaması gereken bir proteinle karşılaşırsa bu proteine karşı antikor oluşturarak alerji geliştirebilir. 

 

Otoimmünite ve immün sistem hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayınız...



Bebeğiniz doğar doğmaz sütünüzün gelmediğine ikna edildiniz (ki ilk 3 gün süt değil kolostrum geldiğini yazmıştık)  bebeğinize “ama aç bu çocuk” diyerek verdiğiniz mamanın içinde sindirilmemiş süt ya da soya proteini olduğunu biliyor musunuz?  İşte bu proteinler bebeğinizin henüz geçirgen olan bağırsağından kolayca geçerek kan karışımına karışır ve immün reaksiyon oluşturarak süt ve soya alerjisine neden olabilmektedir.  (NIH guideline 39) Şöyle bir bakarsak günümüzde süt alerjisi görülme ihtimali oldukça fazla ne dersiniz?



(Eğer gerçekten mama ihtiyacınız varsa proteinleri sindirilmiş halde sunulan hazır mamalar mevcuttur. Hidrolize bebek maması ya da hipoalerjenik mama olarak temin edebilirsiniz. Ama ilk işiniz her zaman anne sütünü arttırma yöntemlerini denemek olmalı, unutmayın kadınların çok az kısmı sadece patolojik bir durum varlığında süt üretemez. )

 


Yine benzer şekilde 4-6 ay içinde bebekler aç olduğu ya da 6 ayın çok geç olduğu düşünülerek ek gıdaya başlanabiliyor. Bebeklerin 4-6 içinde hala geçirgen bağırsaklara sahip olduğunu düşünürsek bu zaman aralığının alerji gelişimi için kritik bir zamanlama olduğunu görebiliriz. Bebeğe anne sütüsütü haricinde bir şey vermek için bu geçirgenliğin tam olarak kapanması gerekmektedir.  Aksi halde bağışıklık sistemi kana geçen gıda proteinine karşı antikor oluşturabilir, bir sonraki aynı gıda ile temasında alerjik yanıt oluşabilir. 

http://realfoodforager.com/when-leaky-gut-is-a-good-thing/

 

 

Elbette bu tarz patolojik durumlar tek bir sebeple oluşmaz. Bir patolojik durumun ortaya çıkabilmesi için birkaç risk faktörünün aynı anda olması gereklidir. Alerji için diğer risk faktörleri;


1.Annede geçirgen bağırsak varlığı


2. Annenin hamilelikte kullandığı antibiyotikler


3. Sezeryan doğum


4. Doğum sonrası kullanılan antibiyotikler (anne ya da bebek)


5. Kolostrum ve anne sütü alamama


6. Gıda proteini içeren aşılar ile aşılama  

 

 

Peki, ek gıdaya ne zaman başlayalım? Buraya kadar okuduysanız sanırım en çok merak ettiğiniz bu… Ek gıdaya başlama zamanı bebeğin gelişimsel olarak hazır olduğu ve bağırsak geçirgenliğinin kapandığı, bakteri florasının ek gıda sindirimini yapabilecek olduğu zamandır. Bu zaman her bebek için farklı olmakla birlikte 6-8 ay arası değişim gösterir. Bağırsağın ek gıdaya hazır olduğu zaman bebeğin makat çevresi normalden daha kırmızı hale gelmeye başlaması fizyolojik bir işarettir. Gelişimsel işaretlerler ise;


1. Desteksiz oturmanın başlaması


2. Bebeğin dil itme refleksini kaybetmesi böylelikle ağzına konan gıdaları dili ile dışarıya atmaması


 3. Çiğnemek için hazır ve istekli olması


 4. Gıdaları kavramak için baş ve ikinci parmağını birlikte kullanarak kavrama yapmaya başlaması (avuç içi kavrama değil)


5. Bebek sofraya oturmaya istekliyse ve gıdaları eline alıp ağzına atmaya başladıysa


6. Bebeğiniz ek gıdaya hazır demektir.

 

Detaylı bilgi için tıklayınız...

 

Burada yine özellikle eklemek istiyorum ek gıda adı üzerinde ek gıdadır. 1 yaşa kadar temel anne sütü olmak üzere azar azar gıdalardan tattırmak anlamına gelir. Ben ek gıdaya başlamanın bebeğin kendi iç güdülerine bırakılmasından yanayım. Bunun için “kendi kendine beslenme" yöntemini uyguluyor ve destekliyorum. 



Görüldüğü üzere emzirmek sadece karın doyurmak değil aynı zamanda bebeğinizin sağlık sisteminin temellerinin atıldığı bir eylemdir. Henüz keşfedilmemiş daha nice sırlar içerdiğinden de eminim...







Haber tarihi: 28 / 06 / 2016
Haber Okunma: 46502
Haber Yorumları: 2


Paylaş: Facebook  Twitter  Stumbleupon  Delicious  Google

Etiketler: emzirme alerji gıda alerjisi psikonöroimmunoloji PNİ selda kocadayılar selda koşar




Önceki: İNSÜLİN DİRENCİ, PREDİYABET, DİYABET
Sonraki: NEDEN HASTALANIRIZ?




Bu içeriğe yapılan yorumlar (2 Yorum)


2 - Sevinç 11/03/2016

Merhabalar.Yıllarca ilaç sektöründe çalışmış hatta kendi ilacını üretmeye çalışan üniversitede hocalık yapan biriyle tanıştık.deyimine göre anne sütü ilk 6 ayda herşeye karşı koruyucu olduğu için 6 ay bitmeden bütün tatlar verilmeli bebeğe.hatta alerji yapacak besinler bile az az verilmeli ki bünye bununla en güçlü döneminde tanışsın ve savaşsın.bir yandan mantıklı evet. Siz ne düşünüyorsunuz? Bebeğim 5 aylık. Cevap: Yapılan araştırmaların doğrultusunda şu an dünyada ilk 6 ay sadece anne sütü önerilmektedir. Ben de aldığım eğitim ve araştırdığım bilimsel veriler doğrultusunda bunu savunmaktayım. Anne sütü koruyuculuğu sadece ilk 6 ay diyemeyiz anne sütü aldığı süre boyunca bebeği koruyacaktır zaten. Kaldı ki ek gıdaya geçişte bir günde her gıdayı vermeye başlamıyoruz, önce tadım günleri ile azar azar tadım yaptırıp alerji durumunu takip ediyoruz. Tanışma döneminin 6 aydan önce olmasının yazıda da belirttiğim üzere bağırsaklar henüz geçirgen olduğu için sorun oluşturabilme ihtimali vardır.


1 - elcin şık 07/07/2015

Merhaba uc ay once dogum yaptim.Bir cok konuda oldugu gibi hamilelik dogum ve emzirmenin onemi hakkinda selda hanimin tavsiyelerine ihtiyac duydum.Onun soyledigi herseyi uyguluyorum.Cunku bebegimi saglikli yetistirmek istiyorum.Selda Hanim sayesinde bebegim ve emzirme ile ilgili bilmedigim bircok sey ogrendim.Cok tesekkur ediyorum




Ad, Soyad *
E-Mail
Kalan karekter sayısı:
Yorum *
Güvenlik kodunu giriniz:
captcha
*
(* Doldurulması zorunlu alanlar)




İçerik Rss - Haberler Rss

Tasarım ve Programlama: Omnportal